06 Aralık 2020, Pazar
F.ALPER GÜLTEPE

F.ALPER GÜLTEPE

Düğünümde eşimle dans edebilir miyim?

06 Haziran 2020, Cumartesi 17:59

Takip Edin

 

İkinci dalga ha geldi ha gelecek duyurularıyla insanların psikolojisini alt üst etmenin bir anlamı yok.

 

İkinci dalga gelecekse de önlemini en kısa sürede almalıyız.

 

Yok, biz öyle değil de şöyle yaparız.

Maske takmayanlara tepki verir otuz kişilik kavgaya dâhil oluruz.

Dolar yükselir, koşarız dolara...

Altın yükselir, koşarız altına...

Aynı arabada yan yana oturmayız ama kol kola gezeriz.

Kısaca ne yaptığımızı bilemez halde yaşıyoruz.

 

 

İnsanların gelişmiş teknolojiden hiç haberinin olmadığı kanaatindeyim. Bugün yazılı medyanın yavaş yavaş hayatına son verdiğini görmekteyiz.

Bugünün teknolojisi olan yazılı medyanın bitişini JOHANN GUTENBERG görseydi ne derdi bilmiyorum, çünkü Zımba ve Kalıp sistemini geliştirmek için belki aylarını, belki de yıllarını verdi.

O zaman toplum olarak virüs ile nasıl başa çıkacağımızı çok iyi biliyoruz.

 

Büyümenin tek yolu ise kendini geliştirmektir.

 

İnsanlar arasında kıskançlıklar, çekemezlikler, itibarsızlaştırmalar gırla geçiyor.

Bakın; Bursa İzmir’i, İzmir İstanbul’u, Ankara hiç kimseyi kıskanmaz. Şanlıurfa Diyarbakır’a kafa tutarken Kahramanmaraş ile Gaziantep arasında belirsizleşme ise nereye kadar gidecek bilinmiyor. Her konuşma da başka şehri örnek vermek büyümeden küçülen beyinlerin olduğunun belirtisidir.

 

Kahramanmaraş tekstil ve dondurma şehridir.

Bilinen o ki İskur tekstilinden Kipaş holdinge? Mado’dan Alpedo’ya tarhanasından biberine kadar başka bir şehrin yaşatamadığı değerlerin şehridir. İçimizdeki kıskanç vampiri öldürüp, bugün ne yapabiliriz diyerek hareket etmeliyiz. Tıpkı Ankara İF caddesinin üç-beş yıl önceki haliyle şimdiki hali gibi…

 

Virüsle ilgili geçenlerde bir mesaj aldım.

Diyor ki: “Düğünüm olacaktı ama erteledim. Her şeyimiz tamam sadece düğün faslı eksik. Eşimle, yani düğünümüzü gerçekleştiremediğimiz kişiyle arabada gidiyorum, trafik memuru arka koltuğa oturması hususunda bizi uyardı. Dediğini yaptık, peki benim sorum şu: düğünde eşinle dans edebelicek miyim?”

 

Kendimi bir anda ramazan ayında sahur ve iftar programındaki hocalara benzettim.

 

Cevabım şu oldu:

Sağlık bakanına sor kardeşim, az daha bekle kimse karışmaz.”

 

Dikkatimi çeken olaylar!

-Yasağın gelmesi ve sonrasında iptal edilmesi...

-Halkın gönlünde bir anda büyük yer bulan SN. Süleyman Soylu…

-Virüs bahane halay şahane diyerek asker uğurlanması...

-İnşaat sektörüne verilen ek destek paketiyle herkesin inşaatçı olması...

-Maske çene altına sıkıntı yok, ama hiç olmazsa ceza var(!)

Sonumuz hayır olur umarım!

 

 

 

Bu yaz çok sıcak geçecek söylemedi demeyin.

Korona virüse şu hacı hocalar bir çare bulamıyor mu acaba?

Hani her derde deva üfürükçü;

Şeyh, hoca, âlimciler var ya…

Her şeye günah diyen ama sosyal medya da boy gösteren onu bunu eleştirip siyasete pis burnunu sokan, müritlerine briket toplatıp elleri arkasında onları izleyen o hocalar, şu virüse bir çare bulurlar diye bekliyoruz(!)

 

 

 

İki belediye başkanı arasındaki fotoğrafta ki farkı size bırakıyorum.

 

Sol taraftaki Kahramanmaraş büyükşehir belediye başkanı Hayrettin Güngör (ceketli) Sağ taraftaki Elbistan belediye başkanı Mehmet Gürbüz (ceketsiz)

 

Hadi havuzda öksürdük ne olacak?

Tatil bölgeleri için plajlarda ve havuzlarda sosyal mesafe ayarlandı fakat denize ve havuza yüzmeye giren insan ya hapşırır ya da öksürürse ne olacak havuzun içinde... Buna nasıl bir önlem alınacak doğrusu merak ediyorum.

 

Mideme iyi gelmedi.

Sohbet ortamlarında aç karnına ayılırım düşüncesiyle kahve içen insanlarla muhabbet ede ede, sabahları aç karnına kahve içtim, midemde acayip bir şişkinlik ve ağrı ile günlerim devam etti. Anladım ki benim mideme kahve iyi gelmedi.

O zaman hakkı olmadığı halde hak talep edenlere...

O zaman kendini bir halta benzeten hadsizlere...

O zaman cebini haramdan sakınmadan doldurmaya çalışan çapulsuzlara...

O zaman midesine iyi gelmediği halde sırf zarar olsun diye hala midesini dolduran insanlar, azıcık ötede oynayın virüsten tehlikelisiniz.

 

İki insanı tebrik etmek istedim.

Birincisi güzel ses ve yüreğiyle eserleri ağlatan sevgili SENA UYSAL!

İkincisi Sanat Porte ile güzel çalışmalarına devam eden dostum İLKAY GÖÇMEN her şey gönlünüzce olsun.

 

İki kişiden uzak duruyorum:

Birincisi işine geldiğinde telefonlara bakandan!

İkincisi işine gelmediğinde telefona bakmayanlardan olabildiğince uzak duruyorum.

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.