19 Ocak 2022, Çarşamba

Duygu Delen davasında yeni gelişme

Duygu Delen davasında yeni gelişme

Gaziantep’te erkek arkadaşının evinin balkonundan düşerek hayatını kaybettiği iddia edilen Duygu Delen’in ölümüyle ilgili Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu raporunu hazırladı. Üst kurul hazırladığı raporda Delen’in düşme anında canlı olduğu tespitine yer verdi.

Gaziantep'te erkek arkadaşının evinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Duygu Delen'in (17) ölümüyle ilgili Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu'nun hazırladığı rapor, Gaziantep 10 Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu. Mahkeme heyeti, Prof. Dr. Hakan Kar ile Prof. Dr. Nadir Arıcan ve bağımsız bir heyetin hazırladığı bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK'den rapor hazırlanmasını talep etmişti.

 

 

Mahkemeye gönderilen raporda maktul Delen'in düştüğü esnada canlı olduğu belirtilirken, yüksekten düşme eylemi esnasında tellere olan temas nedeniyle düşüş pozisyonunda değişiklik olabileceği aktarıldı. Davanın 4'üncü duruşmasında heyet tarafından Adli Tıp Kurumunda talep edilen rapor 7'nci duruşmanın ardından mahkemeye gönderildi.

Raporda olay yeri inceleme ile otopsi raporuna, Prof. Dr. Hakan Kar ve Prof. Dr. Nadir Arıcan'ın hazırladığı raporla mahkeme heyeti tarafından hazırlatılan bilirkişi raporuna da yer veren üst kurul, raporun Delen'in ölümüne ilişkin hazırlanan adli ve tıbbi belgelerdeki verilerin değerlendirilmesiyle hazırlandığını belirtti.

 

Düştü mü, düşürüldü mü?

 

Mahkeme heyeti ATK'ye, meydana gelen yaralanmaların hangisinin düşmeye bağlı gerçekleştiğini, düşüş anında bilincinin açık ya da kapalı olup olmadığını, maktulün kaza ile düşüp düşmediğini, kendisinin bilerek atlayıp atlamadığını, bir başkası tarafından itilmek suretiyle düşürülüp düşürülmediğini sormuştu.

 

Üst Kurul: “Duygu düşerken canlı”

 

Dava dosyasında mevcut olan tıbbi belgeler ve otopsisinden elde edilen bulgulara göre Delen'in düşme esnasında canlı olduğu belirtilen raporda, olayın yaşandığı odadan alınan kan örneklerinin tamamının sanık Mehmet Kaplan'a ait olduğunu aktarıldı.

 

“Tellere temas nedeniyle düşüş pozisyonu değişebilir”

 

30 uzmanın imzasının bulunduğu raporda, Delen'in ölümüne neden olan travmatik değişimlerin tamamının yüksekten düşme ile mümkün olduğu belirtildi. Yüksekten düşme eylemi öncesi ayrıca bir travmaya maruz kalıp kalmadığının bilinemediği aktarılan raporda, “Yüksekten düşme eyleminin kendi iradesi ile mi yoksa bir başkasının etkisi ile mi meydana geldiğinin mevcut verilerle bilinemedi. Çocuğun hangi pozisyonda düşmeye başladığının mevcut verilerle bilinemediği, otopsisinde sağ kol, sağ önkol ve sol bacakta ray şeklinde tarif edilen ekimozların yüksekten düşme sonrasında zemine çarpmanın etkisi ile oluşabilecek nitelikte olduğu, olayın gerçekleştiği dairenin bir alt katında bulunan çamaşır tellerine temas nedeniyle düşüş pozisyonunda değişiklik meydana gelebilir” ifadeleri kullanıldı.

 

Raporda mahkeme heyeti tarafından sorulan diğer hususlar hakkında adli tıbbi değerlendirme yapılamadığı vurgulandı.

 

Ne olmuştu?

 

Olay, 13 Ağustos 2020 tarihinde Gaziantep'in Şehitkamil ilçesine bağlı Batıkent Mahallesi Vehbi Dinçerler Caddesi üzerindeki bir apartmanda meydana gelmişti. 5 katlı apartmanın 4'üncü katından şüpheli şekilde düşerek yere çakılan Duygu Delen (17), hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti. Olayın ardından evde bulunan Mehmet Kaplan gözaltına alınarak "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

 

Duygu Delen davasının sanık avukatından rapor açıklaması

“Kaplan'ın verdiği ifadelere veriyor”

Adli Tıp Üst Kurulu raporunun yargılama aşamasından bugüne kadar tüm söylediklerini teyit ettiklerini ifade eden Enes Akbulut, “Raporla birlikte yargılama aşamasında en fazla üzerinde durulan konular olan, vücutta meydana gelen ray tipi ekimozların nedeni, oda içerisindeki kan örneklerinin kime ait olduğu gibi konular netliğe kavuşmuştur. Rapor bizim bugüne kadar mahkemede söylediklerimizi ve Mehmet Kaplan'ın verdiği tüm ifadeleri teyit ediyor” dedi.

 

30 uzman hekimin imzasını taşıyan raporun Delen'in sağ kol ve sol bacağında oluşan ray şeklinde tarif edilen ekimozların yüksekten düşme sonrasında zemine çarpmanın etkisiyle olabileceğinin belirtildiğini paylaşan Akbulut, “Oda içerisindeki kan örneklerinin tamamının müvekkil Mehmet Kaplan'a ait olduğu tespit edilmiştir. Yine üst kurul raporunda müteveffanın ölümüne neden olan yaralanmaların tamamının yüksekten düşmeye bağlı olduğu belirtilmiştir” ifadelerini kullandı.

 

 

 

“Kaplan'ın tutukluluğunu gerektirecek bir neden kalmadı”

 

Olayın başından beri vücuttaki ray şeklinde ekimozların düşme kaynaklı olduğunu söylediklerini paylaşan Akbulut, “Biz Savunma makamı olarak olayın başından beri müteveffanın düşerken bilincinin açık olduğunu, dolayısıyla olayın bir intihar olduğunu beyan ettik. Bu beyanlarımızı alınan ATK Üst Kurulu raporu ile birlikte yine dosya içerisinde bulunan Prof. Dr. Nadir Arıcan, Prof. Dr. Çağlar Özdemir ve mahkeme heyetinin belirlediği bilirkişi heyetince hazırlanan raporlar da teyit etmişti. Müvekkilim Mehmet Kaplan, olayın başından bu yana verdiği ifadelerde hiçbir değişiklik yapmamış, hep doğruları söylemiştir. Olaydan sonra delilleri karartma gibi bir düşünce içine girmemiştir. Sonuç olarak Adli Tıp Üst Kurulu tarafından verilen raporda, Mehmet Kaplan'ın bugüne kadar söylediklerini çürüten bir ifadeye yer verilmemiştir. Böylece ATK Üst Kurulu raporu ile birlikte müvekkilim hakkındaki asılsız iddiaların hiçbirinin geçerliliği kalmamıştır. Yargılamada gelinen aşamada Mehmet Kaplan'ın tutukluluğunu gerektirecek bir neden kalmamıştır” diye ekledi.

 

“Hakan Kar'ın raporundaki iddialar bir kez daha geçerliliğini kaybetti”

 

Adli Tıp Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporla birlikte olayla ilgili ilk bilirkişi raporunu hazırlayan Prof. Dr. Hakan Kar'ın iddialarının da bir geçerliliğinin kalmadığını söyleyen Av. Akbulut, "Prof. Dr. Hakan Kar duruşmada yaptığı açıklamada, raporunun eksik veriler ve olay yerine gitmeden hazırladığını söylemişti. Dava sürecinin başından beri tek amacımız maddi gerçeğin hukuk ve bilim ışığında ortaya çıkarılmasıydı. Adli Tıp Üst Kurulu raporu da bugüne kadarki beyanlarımızın doğruluğunu ve haklılığımızı bir kez daha ortaya koymuştur” diye konuştu.

 

Muhammet Abdulkadir Esen

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Duygu Delen davasında yeni gelişme

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.