Kalın: “Arabulucu olmak gibi beklentimiz ve talebimiz yok"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ”Arabulucu olalım gibi beklentimiz, talebimiz ve iddiamız yok. Türkiye burada hem ABD ile hem İran ile konuşabilen birkaç ülkeden birisi, belki de belki de en önemlisi.…

Star Güney

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı. Toplantı sonrasında basın açıklaması yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, toplantıda ele alınan konulara ilişkin bilgi verdi.

 

“Bu gerilimin bölgenin tamamını etkilemesi kaçınılmaz görünüyor”

 

İran-ABD geriliminin Kabine'nin önemli gündem maddelerinden birisi olduğunu belirten İbrahim Kalın, “Süreci yakından takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız ilk saatlerden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği başlattılar. Bu gerilimin bölgenin tamamını etkilemesi kaçınılmaz görünüyor. Bütün taraflara itidal tavsiyesinde bulunduk. Bölgemiz savaşlardan, çatışmalardan, dış müdahalelerden, vekalet savaşlarından yoruldu. ABD ve İran taraflarının pozisyonlarının giderek keskinleştiğini görüyoruz” diye konuştu.

 

Suriye konusunun da Kabine'nin gündeminde olduğunun altını çizen Kalın, İdlib bölgesindeki kritik durumun masaya yatırıldığını kaydetti. Kalın, “Rejime bu saldırıları durdurması çağrısında bulunurken, Rusya tarafına da rejimi durdurması konusunda gerekli çağrıları yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Güvenli bölge konusunda çalışmaların sürdüğünü, ilgili bakanlıkların kabineye bilgi sunduğunu söyleyen Kalın, Afrin bölgesinde de sükunetin hakim olduğunu belirtti.

 

“Anlaşmayı ihlal eden Hafter tarafı, saldırılarını pervasız bir şekilde devam ettiriyor”

 

Libya'da yaşanan gelişmelere de değinen Kalın, “Nisan ayında imzalanan Trablus ile Bingazi arasındaki anlaşmayı ihlal eden Hafter tarafı, saldırılarını pervasız bir şekilde devam ettiriyor. Buna bir ‘dur' denilmezse Libya'da siyasi sürecin işletilmesi mümkün olmayacak ve daha fazla kan dökülecektir. Türkiye'nin Libya hükümeti ile yaptığı anlaşmaya eleştiri getirenlerin burada saldırgan tarafın kim olduğunu, anlaşmaları kimin ihlal ettiğini, askeri okula saldırarak gencecik 40'a yakın askeri öğrenciyi kimin öldürdüğünü açık bir şekilde ortaya koymaları ve kınamaları gerekir. Türkiye oradaki çatışmaya denge getiren ve siyasi sürecin önünü açan hamleler yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

Libya'da Türkiye'nin önceliğinin ateşkes ilan edilmesi ve Hafter'in Nisan ayındaki pozisyonuna geri dönmesi olduğunun altını çizen Kalın, “Taraflar pozisyonlarına geri çekildikleri zaman siyasi çözümün de önü açılacak” dedi.

 

“2019 yılında ihracat artışında Türkiye dünyada 7. sıraya yükseldi”

 

Kabinenin önemli gündem maddelerinden birisinin de ekonomi olduğunu kaydeden Kalın, “Ticaret Bakanımız ve Maliye ve Hazine Bakanımızın kapsamlı sunumları oldu. Özellikle makroekonomi ve dış ticaret alanında yaşanan gelişmeler, 2019 değerlendirmesi ve 2020 öngörüleri masaya yatırıldı. Cari denge alanlarında önemli verilen paylaşıldığını ifade edebilirim. Bu Türk ekonomisinin toparlanma ve pozitif bir hamle yapma sürecinin göstergeleri” diye konuştu.

 

Yerli otomobil konusunun da kabine gündemine geldiğini kaydeden Kalın, bu projenin Türkiye'de paradigmayı değiştirecek, Türk ekonomisini, teknolojisini, otomotiv sektörünü dönüştürecek devrim niteliğinde bir hayalin gerçekleşeceğini belirterek, Kanal İstanbul projesine ilişkin çalışmaların da devam ettiğini söyledi.

 

“Putin'in Suriye ziyareti kendi tasarrufudur”

 

Rusya Devlet Başkanı Putin'in Suriye'de Esed ile görüşmesine ilişkin soruya cevap veren Kalın, “Sayın Putin'in Suriye ziyareti kendi tasarrufudur” ifadeleri ile cevap verirken, Türkiye'nin Suriye'de çatışmaların sona ermesi için çalıştığının altını çizdi.

 

 

Esed rejimi konusunda Türkiye'nin pozisyonunun açık olduğunu söyleyen Kalın, ”Biz Esed rejiminin Suriye'yi demokratik, çoğulcu, barışçıl bir geleceğe taşıyacak lider olma vasfını çoktan yitirdiğini görüyoruz. İdlib'de devam eden çalışmaları dikkate aldığımız zaman kendisinin ve ekibinin orada kalıbı bir barış sağlanması konusunda bir niyetinin olmadığı ortada. Bu konuda Rusya ile anlaşamadığımız da bir sır değil. Ama bu görüş ayrılıklarına rağmen Suriye'deki siyasi süreci devam ettirebilmek adına, İdlib Mutabakatını hayata geçirmek, Astana Sürecini doğru bir şekilde yönetebilmek adına Rusya ve mevkidaşlarımızla görüşmelerimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.

 

“17-25 başarısızlığa ulaştığı için 15 Temmuz darbe girişimi yapıldı”

 

Ahmet Davutoğlu'nun 17-25 Aralık süreci ile ilgili yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine Kalın, “17-25 Aralık darbe girişiminin kimler tarafından ne amaçla yapıldığı herkesin malumu. 15 Temmuz'u yapanlar kimlerse 17-25 Aralık'ı da emniyet-yargı darbesi şeklinde yapanlar aynı kişilerdir. Bizim açımızdan 17-25'İ yapan irade, kadro neyse, ortaya koydukları iddialar her neyse, 15 Temmuz'da yapılanlar arasında fark yoktur. Burada o döneme ilişkin başka tür manalara gelecek değerlendirmeleri biraz da bu açıdan değerlendirmek, akılda tutmak gerekir. 17-25 başarısızlığa ulaştığı için 15 Temmuz darbe girişimi yapıldı. Bu millet sokaklara çıkarak, 251 şehit vererek bu darbeyi püskürttü. Bu tarihi gerçeği hiçbir zaman akıldan çıkartmamalı” açıklamasında bulundu.

 

“Bizim bu noktada arabulucu olalım gibi beklentimiz, talebimiz ve iddiamız yok”

 

Erdoğan ve Ruhani'nin telefon görüşmesinde Ruhani'nin “ABD'ye karşı beraber duralım” şeklinde çağrıda bulunduğu iddialarının sorulması üzerine Kalın, “Cumhurbaşkanımız bu hadiseden sonra İran ve Irak Cumhurbaşkanları ile görüştü. Ardından da diğer liderlerle görüşmeleri oldu. Öncelikle bu telefon görüşmesi durumu değerlendirmek, iki liderin görüş alış verişi yapması çerçevesinde gerçekleşen bir telefon görüşmesi. Cumhurbaşkanımız burada Sayın Ruhani'ye de aynı telkinlerde bulundu. Bu saldırının bir takım sonuçlarının olacağını herkes görüyor. Atılacak adımlar, verilecek cevapların orta uzun vadede bütün bölgeyi ateşe verecek adımlar haline gelmesinden herkesin kaçınması gerekir. Kaç gündür bir takım hedefler, rakamlar açıklanıyor, ‘şuraları vuracağız, 35 hedef belirledik, 52 hedef belirledik' diye. Bunların arasında bir takım kültürel miras eserlerinin olduğundan bahsediliyor. Bunlar kulağa bile korkunç gelen şeyler. Bu adımlardan mutlaka sarfınazar edilmesi gerekir. Bizim bu noktada arabulucu olalım gibi beklentimiz, talebimiz ve iddiamız yok. Türkiye burada hem ABD ile hem İran ile konuşabilen birkaç ülkeden birisi, belki de belki de en önemlisi. Cumhurbaşkanımızın bu noktada önemli bir rol oynadığı bundan sonrada oynayacağı aşikar” dedi.

 

“Birilerinin siyasi polemik peşinde olduğunu görüyorum”

 

İstanbul Üniversitesinde yemekhanedeki zammı öğrencilerin protesto etmesine ilişkin soruya cevap veren Kalın, “Orada hiç istemediğimiz bir takım hadiseler yaşandı. Yemek fiyatları ile ilgili, bunlar bir takım ekonomik planlamalarla, bütçe ile ilgili bir konu, bir düzenleme yapıldı. Öğrencilerin talebi üzerine üniversite bir düzeltmeye gitti, o arada bir zaman kaybı olduğu anlaşılıyor. Daha erken müdahale edilmesi isabetli olur, o görüntülerin ortaya çıkmaması sağlanabilirdi. Ama şuanda sorun çözüldü. Eski uygulama neyse, 3,5 lira ödeyerek yemek yeme imkanları olacak” diye konuştu.

 

Üniversite öğrencisi Sibel Ünli'nin intihar etmesine ilişkin de konuşan Kalın, “Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine başsağlığı diliyorum. Bu konu ile ilişkilendirildi. Ailesi bir açıklama yaptı. Konunun bununla ilgili olmadığını, evveliyatının olduğunu, kızlarının başka sorunlar yaşadığına, kendilerinin ekonomik durumlarının çok iyi olmadığını ama ilgili kurumlarımızdan maddi destek aldıklarını, hatta başka ihtiyaç sahibi aileler bunlardan istifade etsinler diye bir noktada bu yardımları almaya kestiklerini açıkladılar. Onlar da üzülmüşler. Hayatını kaybeden kızlarının siyasi polemik konusu haline getirilmesinden üzüntü duyduklarını söylediler. Burada birilerinin siyasi polemik peşinde olduğunu görüyorum. Ama lütfen insan hayatı ve onuru söz konusu olduğunda hiçbir siyasi mülahazanın bunu meşrulaştırmayacağını aklımızdan çıkartmayalım. ‘Buradan bir malzeme çıkartırız, hükümete yükleniriz, karamsar tablo çıkartırız' saiki ile hareket edenlerin daha sonra nasıl mahcup olduklarını bu olayda da gördük” şeklinde konuştu.

 

“Libya tarafının da talepleri çerçevesinde askeri planlamalar yapılıyor”

 

Libya'ya Türk askerinin gitmesine ilişkin bir takvimin belirlenip belirlenmediği sorusuna, “TBMM'den bir tezkere çıktı. Libya tarafının da talepleri çerçevesinde askeri planlamalar yapılıyor. Detaylarını size vermem uygun olmaz. Prensip olarak Türk ordusunun orada askeri eğitim, işbirliği, teknik ekipman desteği konularında meşru Libya hükümetinin yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini ifade edebilirim” şeklinde cevap veren Kalın, Türkiye-Almanya-İngiltere-Fransa arasındaki dörtlü zirvenin ikincisinin Şubat ayında İstanbul'da yapılacağını, belirterek, “İdlib Mutabakatına ulaşan Türkiye-Almanya-Fransa-Rusya'nın bulunduğu dörtlü zirve vardı. Birde şimdi Rusya'nın olmadığı İngiltere'nin olduğu bir başka dörtlü grup oldu. Konular ortak olduğu için bunu beşli formata çevrilip çevrilmemesi konusunda liderler arasında bir görüş alış verişi yapılıyor” dedi.

 

Derya Yetim