Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeyi verdi! 31 Mart akşamına kadar ücretsiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankapark "Wonderland Euroasia" Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'yı rastgele ellere teslim edemeyiz. Sahte imzalarla senet imzalayanlara teslim edemeyiz. İstiyoruz ki Ankara emin ellerde 'devam' desin"…

Star Güney

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Toplam  büyüklüğü 1 milyon 300 bin metrekareye varan Ankapark, sadece başkentimiz için  değil tüm Türkiye'nin gurur sembollerinden biridir." dedi.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankapark "Wonderland Euroasia" açılış törenine  katılarak vatandaşlara hitap etti. Konuşmasına tüm vatandaşları selamlayarak  başlayan Erdoğan, Ankaralılarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti aktardı. Bir yandan illerde seçim mitinglerini gerçekleştirdiklerini bir yandan  da yapımı tamamlanan eserlerin resmi açılışlarını yaptıklarını söyleyen Erdoğan,  geçen hafta İstanbul'da günlük 1,7 milyon yolcu taşıyacak Gebze-Halkalı Banliyö  Tren Hattı'nı açtıklarını hatırlattı. İstanbul'un 170 kilometre olan raylı sistem  uzunluğuna 63 kilometre ilave ederek raylı sistem uzunluğunu 233 kilometreye  çıkardıklarını anlatan Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı'nda da 3 bin 704 yatak  kapasitesiyle hizmete alınan en büyük hastane olan Ankara Bilkent Şehir  Hastanesini vatandaşların istifadesine sunduklarını anımsattı. Önceki gün Kuzey Marmara Otoyolu'nun yaklaşık 16,5 kilometrelik  kesimini, dün de aynı otoyolun yaklaşık 45 kilometrelik bölümünü hizmete  aldıklarını söyleyen Erdoğan, "Böylece son bir hafta içerisinde vatandaşlarımızın  hayatını kolaylaştıran pek çok eseri resmen hizmete açtık." diye konuştu. Hizmet yolculuklarını devam ettirdiklerini söyleyen Erdoğan, bugün de  büyük bir projenin açılışını gerçekleştirmek için bir arada olduklarını ifade  etti. Vatandaşların, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" şeklindeki tezahüratları  üzerine Erdoğan, "Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama şunu unutmayın, biz sadece  ve sadece Allah'ın huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz. Hiçbir zaman kula kul  olmadık, olmayacağız." karşılığını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplam büyüklüğü 1 milyon 300 bin metrekareye  varan Ankapark, sadece başkentimiz için değil tüm Türkiye'nin gurur  sembollerinden biridir." dedi. Çocuklar ve yetişkinler için her biri ayrı ayrı tasarlanan bin 217  oyuncağın bulunduğu Ankapark'ın 120 metreye ulaşabilen dünyanın en büyük ikinci  fıskiyesine ev sahipliği yaptığına işaret eden Erdoğan, binlerce araçlık  otoparkı, 5 kilometre uzunluğundaki raylı sistemleri, elektrik ihtiyacının belli  bir kısmını karşılayan 10 megavatlık güneş enerjisi sistemiyle Ankapark'ın aynı  zamanda çevre dostu bir proje olduğunu vurguladı. Parkın toplam maliyetinin 1 milyar 396 milyon lirayı bulduğunu ve  parktan Ankara Büyükşehir Belediyesinin kira geliri ve diğer kalemlerde yıllık 50  milyon lira kazanç elde edeceğini dile getiren Erdoğan, "İl dışından gelecek  ziyaretçiler ve turistlerle birlikte Ankapark'ın şehrimize çok ciddi katkıları  olacaktır. Ankara'nın marka değerini daha da artıracağına inandığım bu önemli  eserin size, tüm kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı. Havaların ısınmasıyla beraber Ankapark'ın da dolup taşacağına  inandığını belirten Erdoğan, "Bu önemli projenin hayata geçmesinde katkısı olan  başta Melih Gökçek kardeşim ve ondan sonra diğer görevliler, mimarıyla  mühendisiyle hep birlikte burada katkısı, emeği ve alın teri bulunan herkese bir  kez daha teşekkür ediyorum." dedi. "VATANDAŞ 'ALLAH RAZI OLSUN' DEDİ Mİ AKAN SULAR DURUR" Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesinde "Hüner bir şehr bünyad etmektir,  reaya kalbin abad etmektir." ifadelerinin bulunduğunu anımsatan Erdoğan, "Dikkat  edin İstanbul'u fethederek çağ açıp çağ kapatan o büyük Sultan 'bir şehri imar  etmekten, halkın kalbini kazanmaktan daha büyük bir mutluluk, hüner yoktur'  diyor. Bundan daha güzeli olabilir mi? Ne diyoruz biz 'Baki kalan bu kubbede hoş  bir sada imiş meğer', vatandaş 'Allah razı olsun' dedi mi akan sular durur. Bütün  mesele o sevgiyi, bütün mesele o muhabbeti kazanabilmek." diye konuştu. Sultan Fatih'in bu veciz ifadesinin çağlar ötesi kıymete sahip bir  tavsiye olduğunu bildiren Erdoğan, kendilerinin de 40 yılı aşan siyasi hayatları  boyunca hep bu tavsiyenin aydınlığında yürüdüklerini anlattı. İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanlığını 1994'te devraldıklarında  şehre bu hassasiyetle yaklaştıklarını, 2002 yılında iktidara geldiklerinde de  yine bu öğütleri kendilerine rehber kıldıklarını aktaran Erdoğan, şunları  söyledi: "Hemen her fırsatta 'Yaratılanı severiz, Yaradan'dan ötürü.' diyerek  'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' diyerek şahsımıza, partimize ve bize görev  veren milletimize daima bu tavsiyeyi hatırlattık. Şüphesiz, 'Hafıza-i beşer  nisyan ile maluldur.' Kul unutkandır, fıtratı gereği hata yapmaya, hataya düşmeye  müsaittir. Hatadan münezzeh olan sadece alemlerin Rabb'i olan Allah'tır.  Mükemmellik, kusursuzluk yalnızca ona aittir. Elbette bizim de zaman zaman  eksiğimiz, noksanımız oldu ama ben dün akşam da söyledim, buradan da söylüyorum,  tüm belediye başkanlarıma söylüyorum, şunu iyi bilin, bakanlarıma da söylüyorum,  halkımın gönlünü kıran benim de gönlümü kırmış olur çünkü biz gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik, böyle çalışacağız." Yapmak isteyip de yapamadıkları, daha hızlı koşmak isteyip de  engellere takıldıkları dönemlerin de olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bürokratik  oligarşiden darbeci zihniyete kadar pek çok zorlukla yüzleştik ama bir an olsun  istikametimizi, hedeflerimizden yüzümüzü milletimizden ayırmadık. Kapımıza  ayrımcılığı, kavgayı, tekebbürü millete tepeden bakmayı asla yaklaştırmadık."  dedi. "KUSURA BAKMASIN KAPIYA KOYARIZ" CHP'nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın "Oy yoksa yol  da yok" sözlerini hatırlatan Erdoğan, "Böyle kibir kulelerinden asla olmadık.  Benim bir belediye başkanım böyle dese, kusura bakmasın kapıya koyarız. Bu tür  adımları attık." diye konuştu. Sadece AK Parti'ye oy verenlerin değil 81 vilayetin her biri, 82  milyonun her bir ferdi için çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, "Kırıkkaleli  vatandaşlarımızın derdini de Hakkari'deki kardeşimin sorununu da Ankaralı  hemşehrimin sıkıntısını da kendi meselemiz olarak gördük. Sandıkta verilen  görevin hakkını, sahada ter dökerek, koşarak, koşturarak ödemeye gayret  gösterdik. Sizin güveninizi, emanetinizi, teveccühünüzü boşa çıkarmamak için gece  gündüz demeden mücadele ettik." dedi. Tüm Türkiye'ye bir gerçeği ifade etmek istediğini kaydeden Erdoğan,  şöyle konuştu: "Buradan bize oy versin vermesin, her bir kardeşimin şunu çok iyi  bilmesini arzu ediyorum. Bilhassa diğer partilere gönül vermiş vatandaşlarımın  dikkatini buraya özellikle çekmek istiyorum. Siyaset özünde rekabettir, bir  hizmet yarışıdır ama yalan değildir. Yalandan daha büyük bir felaket olmaz. İşte  ben Hatay'da 6 tane baraj yaptığımızı söylüyorum. Ana muhalefetin başındaki zat  Antalya'da 'Hatay'da baraj yok ki' diyor. Eline diline dursun...  Bana diyorsun  ki 'Ya bunun bir danışmanı yok mu?' Bunu sana tavsiye ediyorum. Senin bir defa  kılavuzun kim ona bak, kılavuzuna bak. Bunun kılavuzu karga... Televizyonlara  talimatı verdim. Dedim ki 'Hassa'daki, Reyhanlı'daki bütün barajlarımızı  yayınlayın. Bu adam nerede hangi barajlarımız var bunları görsün'. Akşam yalan,  sabah yalan. Biz, bunun bu yalanları sebebiyle aldığımız tazminatlardan bıkar  hale geldik. Ama bu ödemekten bıkmadı. Çareyi milletvekillerine yardım sandığı  kurdurmakta buldu. Şimdi milletvekilleri 5'er bin lira yardım sandığına para  atıyorlar." Man Adası davasından kazanacağı tazminatı Mehmetçik Vakfına hibe  edeceğine işaret eden Erdoğan, "Başka çare yok, en ideali bu." ifadesini  kullandı. "SEÇİM SANDIKTAN ÖNCE KALPLERDE KAZANILIR" "Bizim siyasetimiz kavga değil, kardeşlik, birlik, dirlik, aşk  siyasetidir." diyen Erdoğan, konuşmasının başında çalan "Bizimkisi bir aşk  hikayesi" şarkısına atıfta bulunarak, şarkıcı Kayahan'a Allah'tan rahmet diledi. Erdoğan, "İşte bununla yürüyeceğiz. Bu, bir aşk hikayesidir. Bizim  siyasetimiz, nefret değil sevgi siyaseti, husumet değil yürekleri fethetme  siyaseti. Bizim siyasetimiz, baskı değil özgürlük, demokrasi siyasetidir. Bizim  siyasetimiz, gönül siyaseti, gönülleri kazanma siyasetidir. Çünkü gönle giren her  şey göze de hoş gelir. Çünkü seçim sandıktan önce kalplerde kazanılır." diye  konuştu. Yunus Emre'nin, "Bir gönülü yaptın ise / Er eteğin tuttun ise / Bir  kez hayır ettin ise / Binde bir ise az değil." dizelerini okuyan Erdoğan,  sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim insana, milletimize, siyasete bakış açımız işte budur. Biz  gönül yapmanın, gönüller kazanmanın derdindeyiz. Biz şehirlerimizi bünyad  etmenin, ayağa kaldırmanın gayretindeyiz. Biz, ülkemizi 2023 hedefleriyle  buluşturup, dünyanın en güçlü 10 devletinden birisi yapmanın peşindeyiz. Biz,  insanımızı birleştirmenin, kucaklaştırmanın, aynı ortak payda etrafında bir araya  getirmenin çabasındayız. 31 Mart sonrasında da milletimize projelerimizin  dışında, en önemli vaadimiz olarak gönül belediyeciliğinin sözünü veriyoruz. 81  vilayetimizin 922 ilçemizin her birine tevazu, samimiyet ve gayretle hizmet etme  sözü veriyoruz. Kim ne derse desin Türk milletinin en büyük güç kaynağı işte şu  anda içinde bulunduğu kardeşliğidir, dayanışmasıdır, acılarını paylaşarak  azaltmasıdır. Bu milletin en önemli özelliği, yaşadığı onca badireye rağmen her  seferinde küllerinden yeniden doğmayı başarmasıdır. Açık söylüyorum, dünyada bu  kadar kısa süre içinde bizim kadar ağır saldırılara maruz kalıp da ayakta  durabilecek bir başka ülke olmamıştır. Bunun da en yakın şahidi Ankara'dır." "ÖLÜM KUSAN SİLAHLARA RAĞMEN ANKARALI HAİNLERE BOYUN EĞMEDİ" Son 6 yıl içerisinde Gezi'deki sokak teröründen, kanlı darbe  girişimine, ekonomik sabotajlardan terör eylemlerine kadar Ankara'nın şahit  olmadığı neredeyse hiçbir saldırının kalmadığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle  devam etti: "Ama Ankara bütün bunların üstesinden gelerek daima daha ileriyle daha  iyiye doğru yol aldı. Onca provokasyona rağmen Ankaralı kardeşliğinden taviz  vermedi. Ankaralı sinmedi, pusmadı, tehditler karşısında geri adım atmadı. Ölüm  kusan silahlara rağmen Ankaralı hainlere boyun eğmedi. Ankaralı kardeşlerim  birliğine, beraberliğine, kardeşliğine böyle güçlü bir şekilde sahip çıktıkça  önümüzü kesebilecek hiçbir güç yoktur." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankaralılardan 31 Mart'ta sandıklara gitmesini  isteyerek, "Bütün hemşehrilerinizi arayın, onlara bu işin önemini anlatın. Bu  işin ne kadar ciddi bir beka meselesi olduğunu anlatın. Sizlerden bunun için 31  Mart'ta sandıkları patlatmanızı istiyoruz. Sadece başkentimiz için değil aynı  zamanda ülkemizin geleceği, milletimizin istikbali, evlatlarımızın huzuru için de  bunu yapmalıyız. Çocuklarımız, huzurumuz, ülkemizin istikrarı, demokrasimizin güçlenmesi için sandıklara sahip çıkmalıyız. Ankara'nın kalkınma yolculuğunu  kesintiye uğratmamak için sandıklara sahip çıkmalıyız. On binlerce kilometre  öteden milletimize tehdide yeltenen müstevlilere hak ettikleri cevabı vermek için  sandıklara sahip çıkmalıyız." değerlendirmesinde bulundu. Bunun için Ankaralılardan bir söz almak istediğini ifade eden Erdoğan,  alanı dolduranlara, "Ankara, 31 Mart'ta bağımsızlığına sahip çıkıyor musun?  Ankara, 31 Mart'ta kardeşliğine sahip çıkıyor musun? Ankara, 31 Mart'ta sandığa  sahip çıkıyor musun? Ankara, 31 Mart'ta gönül belediyeciliğine evet diyor musun?"  şeklinde seslendi. "EN BÜYÜK DERSİ VERELİM" Erdoğan, 31 Mart yerel seçimlerine az bir süre kaldığını hatırlatarak,  "10 gün sonra sandığa gidecek, özgür irademizle oylarımızı kullanacağız.  Biliyorsunuz, bu seçime partiler ittifak halinde girdi. Biz, 15 Temmuz  darbesinden bu yana ortak hareket ettiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur  İttifakı'nı kurduk. Karşımızda dörtlü çete var. Ve bunlar Kandil'den yönetiliyor.  Kandil'den yönetilen bu çete ile bir mücadele vereceğiz ama işi sıkı tutmamız  lazım, ihmale gelmez. Çok gayret edeceğiz ki bunlara sandıkta, evelallah sandıkta  da en büyük dersi verelim." ifadelerini kullandı. Cumhur İttifakı olarak 24 Haziran seçimlerinden de alınlarının akıyla  çıktıklarını belirten Erdoğan, "İttifakı nasıl kurduğumuzu, hangi şartlar altında  partilerimizin bir araya geldiğini, hangi adayları destekleyeceğimizi açıkça  milletimize ilan ettik. Tüm süreç, sizlerin gözleri önünde gerçekleşti. Aldığımız  kararları, vardığımız mutabakatları 82 milyonla şeffaf bir şekilde paylaştık."  dedi. "GİTTİLER MATRUŞKA İTTİFAKINI KURDULAR" Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan  adayının Mehmet Özhaseki olduğunu anımsatarak, "Ankara'yı rastgele ellere teslim  edemeyiz. Sahte imzalarla senet imzalayanlara teslim edemeyiz. 5 dönem Kayseri'yi  idare etmek başka bir şey, bir ilçeyi idare etmek başka bir şey. İki dönem burada  seçim kaybeden birisiyle Mehmet Bey mukayese edilir mi? İstiyoruz ki Ankara ve  ilçelerimiz emin ellerde devam desin inşallah." değerlendirmesinde bulundu. Milletten gizli saklı bir şeyleri olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı  Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz böyle hassas davranırken muhalefet ne yaptı? Gittiler matruşka  ittifakını kurdular. Bu ittifak zailde iki partiden teşekkül ediyor. Ancak  ittifakın içine daldıkça tıpkı matruşka gibi içinden bölücüler çıkıyor,  marjinaller çıkıyor. Taksim'de ezanı ıslıklayan edepsizler çıkıyor. İttifakı  deştikçe içinden Pensilvanya ve Kandil'in uzantıları çıkıyor. İttifakın önünü  arkasını araştırdıkça ortaya çıkar ağları, menfaat şebekeleri çıkıyor. İttifaka  dikkatli bir şekilde bakınca ortaya bölücü örgütün uzantılarıyla yapılmış kirli,  kanlı pazarlıklar çıkıyor. Bu ittifakta herkes var ama sadece millet yok,  milletin iradesi. Bu ittifakta her şey var ama samimiyet yok, şeffaflık yok. Bu  ittifakta her türlü alengirli işlere yer var ama doğruluğa, dürüstlüğe yer yok. Bu ittifakta bölücü heveslere tahammül var ama vatanperverliğe,  milliyetperverliğe tahammül yok. Bay Kemal ve hanımefendi ilk günden itibaren  ittifakın gerçek patronunun, asıl ortağının kim olduğunu gizlemeye özellikle  dikkat ettiler. Bölücü örgüt sempatizanı yüzlerce kişiyi CHP rozeti ve CHP  kamuflajıyla belediyelere sızdırma girişimlerini inkar ettiler. Kendileri  konuşmayınca, yok sayınca, inkar edince milletin de gerçeği görmeyeceğini  zannettiler. Ancak geçen hafta ittifakın gizli ortağı, asıl patronu çıktı ve  postayı koydu." "ÜLKEMİ BÖLEMEYECEKSİNİZ, BÖLDÜRMEYECEĞİZ" Alandakilere HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin açıklamalarını  izleten Erdoğan, şunları kaydetti: "Kardeşlerim, bu adam Kürt değil ama benim Kürt kardeşlerim üzerinden  geçiniyor, oradan rant elde ediyor. Bu ne idüğü belirsiz birisi. Bu adam,  Türkiye'yi bölme gayreti içerisinde olan malum parti HDP'nin eş başkanı. Sen  Kürdistan'da mı yaşamak istiyorsun? Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var, defol geç  orada yaşa. Ama benim ülkemi bölemeyeceksiniz, böldürmeyeceğiz. Eş başkanın bu  postası sonrasında Bay Kemal ve hanımefendinin elleri ayaklarına dolandı. Ne  Ankara'daki adayları ne İstanbul'daki adayları ne de diğer illerdeki adayları  meydana çıkıp bu nobran dile gıklarını bile çıkartamadılar. 'Hayır' bile  diyemediler, birbiriyle çelişen, birbirini yalanlayan 3-5 cümle dışında eş  başkana cevap bile veremediler. Ağızlarının paylarını aldılar, eş başkan  karşısında mum gibi oldular. Hazreti Mevlana 'Ya olduğun gibi görün ya göründüğün  gibi ol.' diyor. Maalesef bunlar ne oldukları gibi görünüyorlar ne de  göründükleri gibi oluyorlar. Bize saldırarak, hakaret ederek, iftira atarak şu 10  günü kurtarabileceklerini düşünüyorlar. Ankara ve Türkiye'de Pandora'nın kutusu  açılmıştır, kimin ne olduğunu biliyoruz."