Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2021 yılı demokratik ve ekonomik reformlar yılı olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Reformları hedeflerimize uygun şekilde, çıtayı sürekli yükselterek sürdürüyoruz. İnşallah 2021 yılı milletimize söz verdiğimiz gibi demokratik ve Ekonomik reformlar yılı olacaktır" dedi.

Star Güney

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gölbaşı Şehir Geçişi Açılışına canlı olarak katıldı. Yatırımın hayata geçirilmesinde emeği olan herkesi tebrik eden Erdoğan, bu projeyle Ankara'ya yeni bir nefes borusu daha açıldığını kaydetti. Erdoğan, Ankara'nın Başkent sıfatıyla Türkiye'nin idari merkezi olmanın yanında tüm önemli karayolu ağlarının kavşak noktasında yer alan önemli bir şehir olduğunu söyledi. Erdoğan,” Hacı Bayram Veli'nin Ahi Evran'ın emaneti b ir bozkır şehrinden bölgesel ve küresel düzeyde söz sahibi bir başkente geçilirken bu şehrin yeteri kadar imar ve ihya edilmediği gerçektir. Çevresi gecekondu ile kuşatılmış temel altyapı ihtiyaçlarının pek çoğu yetersiz bu şehre gerçek bir başkent görünümü kazandırmak için çok çalıştık. Geçmiş, AK Partili belediye başkanlarımızın emeğini bir kenara koymak mümkün değil. Onların gayretleriyle başkentimiz belli bir noktaya geldi. Bundan sonraki süreçte her ne kadar belediye başkanlığı noktasında farklı bir konumdaysak da merkezi yönetim olarak bunları yine aynen devam ettireceğiz. Tarımdan sanayiye kadar geniş bir alanda üretim vasfına sahip Ankara'yı kara, demir ve havayollarıyla geleceğe hazırlamak için tarihi önemde yatırımlar gerçekleştirdik” dedi.

 

"Yatırımları engellemek için canhıraş bir şekilde çalışanların bu hizmetleri büyük bir keyifle kullandıklarını biliyoruz"

Geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan Ankara - Niğde otoyolunun bu kapsamda gerçekleştirilen projelerden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Daha önce açtığımız Ankara - İstanbul ve Anakara Konya hızlı tren hatları yakında açacağımız Ankara - Sivas hızlı tren hattı, inşası süren Ankara - İzmir hızlı tren hattı bu yatırımlardan bazılardır. Sadece ülkemizin değil, dünyanın en derli toplu, kullanımı rahat havalimanlarından olan Esenboğa Havalimanı'nı sıfırdan yapmışçasına yeniledik. Ankara'dan hangi istikamete giderseniz gidin vatandaşlarımıza sorunlu tüm noktaları çözülmüş yollarıyla, yeşillendirilmiş çevresiyle, hızlı ve konforlu seyahat imkanı sunduk. Şehir içinde de Ulaştırma Bakanlığı ve mahalli idareler vasıtasıyla çok sayıda yol ve metro projesini şehrimize kazandırdık. Bu projelere karşı nasıl direnişler sergilendiğini, hangi yalan ve iftira kampanyalarının yürütüldüğünü dün gibi hatırlıyoruz. Halkçılık adına halk düşmanlığı, çevrecilik adına vandallık, insan hakları adına sapkınlık peşinde koşanlara rağmen ülkemizin her şehri gibi Ankara'yı geliştirdik, güzelleştirdik. Yatırımları engellemek için canhıraş bir şekilde çalışanların bu hizmetleri büyük bir keyifle kullandıklarını biliyoruz. Buna rağmen kimi eksiklikler, hatta yapılan kimi yanlışlar yok mudur? Elbette vardır. Ama akıl ve vicdan sahibi herkes Ankara'nın şehircilik alanında son çeyrek asırda daha önceki dönemlerle karşılaştırılamayacak kadar mesafe büyük kaydettiğini kabul edecektir. Ne geçmişlerinde nede bugünlerinde ülkenin hayrına yaptıkları hiçbir yatırımları, hiçbir başarıları olmayanları milletimiz gayet iyi tanıyor. Ülkeye hizmet edenlerin üzerine her türlü yalan, ve iftira ile saldıran, kendi içlerindeki taciz, tecavüz ve hırsızlık furyasını görmezden gelen bu zihniyetin ipliğini pazara çıkarmakta kararlıyız. Ne kadar bağırırlarsa bağırsınlar, tepeden tırnağa tüm bünyeyi saran kokuşmuşluğun milletimizden kaçırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Allah'ın rızasını ve milletimiz in desteğini kazanmak için aynı anda bir çok cephede verdiğimiz mücadeleyi zafere ulaştırana kadar durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, tereddüt göstermeyeceğiz. En büyük şerefin, en büyük payenin en büyük siyasetin milletimize eser kazandırma, hizmet etme, ülkemizin itibarını yükseltme olduğu inancıyla gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. İnsanlarımızın kalbinden kopup gelen bir ‘Allah razı olsun' nidasından daha büyük bir mükafat olmadığını bilerek yönetim ve siyasette gönül seferberliği anlayışı ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: '2 yıl sonra İnşallah altın madenimizi Söğüt'ten çıkardığımızı görecekler'

Muhalefeti eleştiren Erdoğan, "Biz Türkiye'yi eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma, spordan şehirciliğe kadar her alanda projelerle donatırken birileri çıkıp ‘bunca yatırıma ne gerek vardı' diyordu. Hatta yaptığımız okullara öğrenci, açtığımız hastanelere hasta, inşa etiğimiz yollara araç bulunamayacağını iddia ediyorlardı. Elektrik yatırımlarına karşı çıkarak toprağa mı vereceksiniz diyorlardı. İstanbul'daki yeni havalimanımızı inşa ederken zeminin kötülüğünden kuşların göç güzergahında olduğuna kadar envaı çeşit yalanla ortalığı bulandırmaya çalışıyorlardı. Halbuki şimdi açıp kuşların göç güzergahına baktığımızda asıl güzergahın yeni havalimanı değil eski havalimanı üzerinden geçtiğini görürsünüz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü inşaatını engellemek için atmadıkları takla kalmamıştı. Bir mahkeme kararını yanlış yorumlayıp, bu proje artık 4 kuleden ibarettir diyerek zil takıp oynamaya kalktıklarını unutmadık. Bizim yaptığımız yolların en işe yaradığını görmek istiyorlarsa gitsinler sevdiklerine kavuşmak için direksiyon başına geçen vatandaşlarımıza sorsunlar. Bu yolların, tünellerin, köprülerin, viyadüklerin ne işe yaradıklarını anlamak istiyorlarsa gitsinler; ailesini geçindirmek için ömürlerini yollarda harcayan kamyoncularımıza sorsunlar. Girsinler rastgele bir kamyoncu kooperatifine veya bir kamyoncu lokantasına, oradaki kardeşlerimize bu yollar geçmişte nasıldı, şimdi nasıl sorup öğrensinler. Hizmete açtığımız hastanelerin ne işe yaradığını gitsinler orada tedavi gören hastalara, onlar için dua eden yakınlarına, orada görev yapan sağlık personeline sorsunlar. İnşa ettiğimiz her barajı kimi zaman bölge halkını tahrik ederek, kimi zaman uluslararası kampanyalarla engellemeye kalkan bunlardı. Şimdi geçirdiğimiz oldukça kurak dönemleri bu barajlarda tutulan sular sayesinde en az sıkıntıyla geride bırakıyoruz. Bu barajların en işe yaradığını gitsinler evindeki musluğundan her açtıklarında tertemiz suyu akan insanımıza, tarlasını sulayarak ekmeğini kazanan çiftçimize sorsunlar. Karadeniz'de bulduğumuz doğalgaza bile bile sevinemeyecek kadar ülkesiyle ve milletiyle gönül bağı kopmuş bir sefil zihniyetten bahsediyoruz. Şimdi 2 Yıl sonra inşallah altın madenimizi Söğütte çıkardığımızı görecekler. Orada renk körlüğüne filan girebilirler. Ülkemizin büyüklüğünden, milletimizin potansiyelinden, insanımızın azminden habersiz bu anlayışa rağmen Türkiye 2023 hedeflerine ulaşacaktır. Gençlerimize 2053 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri büyük ev güçlü Türkiye'yi miras bırakmak için ne gerekiyorsa yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Geçtiğimiz 18 yılda ülkemize kazandırdığımız eserlerin ve hizmetlerin anlamını salgın döneminde daha iyi görüyoruz" açıklamasında bulundu.

 

Dünyanın Korana -virüs salgını ile başlayan sağlık krizinin giderek daha derin ekonomik ve siyasi sarsıntılara evrildiği bir dönemden geçtiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye bu tarihi dönüşüme alt yapı bakımından gelişmiş, siyasi olarak güçlü, ekonomide hazırlıklı, sahada ve masada etkin olduğu dönemde yakalanmıştır. Ülkemiz artık ne marjinal guruplar öne sürülerek ne muhalefet kullanılarak, ne dış kaynaklı yönlendirme mekanizmaları hareketler harekete geçirilerek yolundan döndürülebilir. Bunca yıldır devreye sokulan vesayet, darbe, suni kriz senaryolarının her alanda önümüze gizli açık takoz koyma gayretleri hiçbiri işe yaramamıştır. Her engeli aştık, her zorluğun üstesinden geldik, her sınamadan alnımızın akıyla çıktık. İnşallah ok yaydan çıkmıştır ve hedefine doğru ilerlemektedir. Türkiye yeni küresel mimaride siyasi ev ekonomik olarak hak ettiğini mutlaka alacaktır. Biz tüm hesaplarımızı, yatırımlarımızı, buna göre yapıyoruz. Bölgemizde ve dünyada yaşanan her gelişme, Türkiye'nin gücünü ve önemini teyit ve tahkim etmektedir. Bu hakikatler ışığında bizimle birlikte yol yürümek isteyen herkese gönlümüzde kollarımızda açıktır" ifadelerini kullandı.

 

Türkiye'nin hiçbir ülkeyle çözülemeyecek bir sorununun olmadığının altını çizen Erdoğan, "Ne Avrupa'yla, ne Amerika'yla, ne Rusya'yla ne Çin ile ne de diğer ülkelerle özel bir sıkıntımız, çözülemeyecek bir sorunumuz bulunuyor. Biz herkesle egemenliğimize, haklarımıza, hukukumuza, potansiyelimize saygı gösterilmesi şartıyla görüşmeye, konuşmaya, anlaşamaya birlikte hareket etmeye hazırız. Türkiye gerçeğini siyasi ve ekonomik olarak büyük ölçüde kabul ettirdiğimize, kritik eşiği geçtiğimize inanıyorum. İnşallah bundan sonra işimiz çok daha kolay olacaktır. Demokrasi ve kalkınma mücadelesi son durağı olmayan bir yolculuk gibidir. Yapılan her şey önemidir ama daima önünüzde kat etmeniz gereken çok daha fazla mesafe vardır. Ülkemize kazandırdığımız, Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonraki bu en büyük atılımları bir sonraki adımların habercisi olarak görüyoruz. Bunun için Ulaştırma başta olmak üzere her alanda yatırım ve icratlarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Reformları hedeflerimize uygun şekilde, çıtayı sürekli yükselterek sürdürüyoruz. İnşallah 2021 yılı milletimize söz verdiğimiz gibi demokratik ve Ekonomik reformlar yılı olacaktır. Bu konuda yapılan hazırlıkları en kısa sürede milletimizin ve meclisimizin takdirine sunacağız. Ekonomide maruz kaldığımız saldırılar ve salgın tedbirlerinin yol açtığı sıkıntıları en kısa sürede geride bırakmayı ümit ediyoruz. Yapısal reformları hızlandırarak içine hapis edilemeye çalıştığımız faiz, kur, enflasyon şer üçgenini kırarak üretim ve istihdam merkezli bir sistem kurmakta kararlıyız. Demokratik reformları kimse bizi mecbur bıraktığı için değil; milletimizin her bir ferdi bunlara layık olduğu için yapıyoruz. Hem hazırlıkları tamamlanana paketleri hızla hayata geçireceğiz hem de yeni çalışmaları süratle neticelendireceğiz. Hedeflerimize ulaşabilmemiz için neyi, nasıl, ne şekilde yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Gölbaşı Şehir Geçişi‘nin hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enerji projelerimizin çevreci maskesi takmış vandallarca engellenmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vahdettin Köşkü'nden Eskişehir'de bulunan ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi'nin açılış törenine video konferans yöntemiyle bağlandı.

 

Törende önemli açıklamalar yapan Erdoğan, “Pek çok ülkede ekonomiler durma noktasına gelmişken biz her gün yeni bir tesisi, yeni bir eseri ülkemize kazandırmanın heyecanını yaşıyoruz. Kısır gündemlerin peşine düşmeden, gereksiz polemiklere düşmeden hizmet yolculuğumuza devam ediyoruz” dedi.

 

“Doğal gazda dışarıya bağlılığı ciddi oranda azaltacağız”

"İnşallah ülkemizin doğal gazda dışarıya bağlılığını ciddi oranda azaltmayı hedefliyoruz" diyen Erdoğan, "Sadece hidrokarbon kaynaklarının değil ülkemizin sahip olduğu diğer tabii ve yeraltı zenginliklerini de ülkemize kazandırmaya çalışıyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye davamızda aramıza hiç kimsenin, hiçbir doğrudan ve dolaylı engelin girmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

 

“Bor madenine özel önem veriyoruz”

Son 4 yılda 4,4 milyon metre sondaj gerçekleştirilerek bu alanda tarihi bir rekor kırıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin en stratejik yer altı kaynaklarından olan bor madenine özel önem veriyoruz. Bor minerallerinin kullanım yelpazesini daha da genişletmeyi planlıyoruz” dedi.

 

“Rafine bor ürünleri üretimimiz 1,6 milyon tonu buldu”

Erdoğan, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün kurulduğu 1935'ten 2003 yılına kadar yaklaşık 70 senede yalnızca 3 milyon metrelik sondaj yaptığını söyleyerek, “ Aynı kurum 2003 yılından bu yana yaklaşık 7,5 milyon metrelik sondaj gerçekleştirdi. 2002'de 436 bin ton olan rafine bor ürünleri üretimimiz, bu yıl aralık ayı itibarıyla yaklaşık 1,6 milyon tonu buldu. TOGG otomobilinin pillerinde kullanılacak lityumu da yine buradan (Eti Maden) temin etmeyi planlıyoruz” dedi.

“Enerji projelerimizin engellenmesine müsaade etmeyeceğiz”

Nükleer enerjiden hidroelektrik santrallerine, maden arama ve işletme faaliyetlerinden diğer yatırımlara kadar, ülkenin potansiyelini harekete geçirecek hemen her çabanın organize bir saldırıya uğradığını belirten Erdoğan, “Türkiye'nin yer altı kaynaklarından uzun yıllar boyunca yeterince istifade edememesinin sebebi bu yönde attığı adımların sabote edilmesidir. Türkiye'nin ve 83 milyonun faydasına olan enerji projelerimizin çevreci maskesi takmış vandallarca engellenmesine müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

 

Hülya Keklik - Derya Yetim